Şerefiye Sarnıcı’ndaki, “Taşın Perileri” Heykel Sergisi sanatseverlere kapısını açtı.

İstanbul'un binlerce yıllık tarihi mekanlarından olan Şerefiye Sarnıcı'ndaki sanatçı Dinçer Güngörür'ün "Taşın Perileri" adlı heykel sergisine sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.

Şerefiye Sarnıcı’ndaki, “Taşın Perileri” Heykel Sergisi sanatseverlere kapısını açtı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Kültür AŞ'nin projelendirdiği, Dinçer Güngör'ün tutuklu bir aşkı anlatan "Taşın Perileri" adlı heykel sergisi, Şerefiye Sarnıcı'nda sanatseverlerle buluştu. Mehmet Lütfi Şen'in küratörlüğünü üstlendiği heykel sergisine Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Rıdvan Duran ve çok sayıda sanatsever katıldı. Serginin açılışını sanatçı Dinçer Güngörür, Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner ve sergi küratörü Mehmet Lütfi Şen yaptı. Sergiyi gezen ziyaretçiler eserler hakkında bilgi alırken, sergi sanatseverler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı.

 "Eserlerin hepsi ilk defa sergileniyor"

Dinçer Güngörür'ün emeğiyle kimlik kazanan çalışmaların yer aldığı Taşın Perileri Heykel Sergisi'ne katılan, Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner, "Sanatçımız Dinçer Güngörür'ün bir buçuk yıldır sergiye hazırlanıyordu. Eserlerin hepsi ilk defa sergileniyor. Mermeri doğaçlama kendi tasarım anlayışıyla sergiyi gezenler anlıyor tabi. Kavuşamamış aşıklar gibi kolları olmayan ve gözleri kapalı masum ve hüzünlü figürler var. Hoş bir sergi sanatseverleri bekliyoruz" dedi.

"Sarnıcın temelindeki var olan su yarım kalan aşkların gözyaşlarını sembolize ediyor"

Serginin mimarı Dinçer Güngörür ise, "Şerefiye Sarnıcı'nda gerçekleşen 'Taşın Perileri' adlı 15'inci kişisel sergimdeyiz. Bir yıla aşkın bir çalışmanın sonucunda meydana gelen bir sergiydi. Bu mekanı ilk gördüğümde burada bir sergi yapmak beni çok heyecanlandırmıştı. Türkiye'nin her yöresinden taşlarla bu mekanda şu anda 45'e yakın heykelle bu sergiyi gerçekleştiriyoruz. Serginin alt metni de, yaşadığımız coğrafyadan, hepimizin geldiği ortak kültüre dayalı olan aşk hikayelerini kullanmak istedim. Kendinden vazgeçiş ve tamamlanamama duygusunun ağır bastığının farkına vardım. Yarım kalan aşkları sembolize eden gözleri kapalı kolları olmayan kavuşamamayı anlatan heykeller yontmak istedim. Sarnıcın temelindeki var olan su da bu yarım kalan aşkların gözyaşlarını sembolize ediyor" ifadelerinde bulundu.